
RUSALKA
Rusalka hikayesini yıllar önce dinlemiştim. Çok da etkilenmiştim. Yarım kalan bir kadının hikayesi Rusalka... Şahane bir masal...
Slav köklerine gidiyoruz inci ve mercan ile. Deniz bu ya... Hikaye mercanda, incide...
Bir insanın ömrü yarım kaldığında—neden olduğu önemli değil burada; ihanet, kayıp, erken ölüm, duyulmamış bir çığlık, tutulmamış bir söz—toprak o ruhu kabul etmez. Hani derler ya, O'nu toprak bile kabul etmeyecek. O misal. Çünkü toprak bütünlenmiş döngü ister. Su ise yarımı da alır...Tamamlanmamış hikayelerin ruh sahiplerinin sığınağıdır su.
O yüzden batar kıyamda kavimler suya gömülür. Çünkü su yarım kalmış ruhların yeniden dönmek üzere dönüştürüldüğü alandır.
Rusalka çoğu anlatıda genç bir kadındır. Çünkü Slav inançlarında genç yaşta ölen kadınlar, özellikle evlenemeden yahut çocuk doğuramadan hayatı kesilenler, toprağın onlara “tam bir hayat döngüsü” veremediği düşünülerek suda görünür hâle gelirmiş.
Bu yüzden Rusalka yaşlanmaz.
Ömrü tamamlanmadığı için zamanı durmuştur.
Bazı versiyonlarda Rusalka, ihanete uğrayan, sevildiğini sanıp suda intihar eden bir kadının dönüşmüş hâlidir. Bu anlatılarda Rusalka’nın saçları uzun, bakışı donuktur. Ruh, suya düşen son nefesle bağlanmıştır.
Başka bir anlatımda Rusalka, doğmamış bir ruhu taşır. Kayıtlara göre, eski köylüler, evlilik dışı doğan çocukların ya da istemeden kaybedilmiş bebeklerin ruhlarının da Rusalka’ya dönüşebileceğine inanırdı. Bu versiyonlarda Rusalka’nın sesinin hüzünlü olması bundandır: dünyaya tam gelememiş, varlığı yarıda kalmış bir ruh konuşur.
Rusalka hepimizin bir yanıdır.
Kendi yarasını görebilendir Rusalka.
Ve kaderini tamamlamaya karar vermiştir. Bunun için de su hafızasının açılması gerekir.
Bu dizdiğim bağ tam da bunun için.
Uzuuuunnnn bir ip düşünün inciden mercandan gümüşten oluşan. Nakış nakış işlenmiş.
İKİ UCU BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ.
....
Şimdi de bilinç kısmıan. gelelim :) Uzun bir fular düşünün. Her şekli verebildiğiniz. Giydiğiniz her şeyin üzerine alabilirsiniz. İnanılmaz bir tasarım oldu.Başka bir eşi yok. Alan ruhun toparağ kabul döngüsü ve başka alemlerdeki hürriyetine yol olsun. 34.58 SEBE MELİKESİ BELKIS.Sıkça birlikte alınanlar
RUSALKA
Rusalka hikayesini yıllar önce dinlemiştim. Çok da etkilenmiştim. Yarım kalan bir kadının hikayesi Rusalka... Şahane bir masal...
Slav köklerine gidiyoruz inci ve mercan ile. Deniz bu ya... Hikaye mercanda, incide...
Bir insanın ömrü yarım kaldığında—neden olduğu önemli değil burada; ihanet, kayıp, erken ölüm, duyulmamış bir çığlık, tutulmamış bir söz—toprak o ruhu kabul etmez. Hani derler ya, O'nu toprak bile kabul etmeyecek. O misal. Çünkü toprak bütünlenmiş döngü ister. Su ise yarımı da alır...Tamamlanmamış hikayelerin ruh sahiplerinin sığınağıdır su.
O yüzden batar kıyamda kavimler suya gömülür. Çünkü su yarım kalmış ruhların yeniden dönmek üzere dönüştürüldüğü alandır.
Rusalka çoğu anlatıda genç bir kadındır. Çünkü Slav inançlarında genç yaşta ölen kadınlar, özellikle evlenemeden yahut çocuk doğuramadan hayatı kesilenler, toprağın onlara “tam bir hayat döngüsü” veremediği düşünülerek suda görünür hâle gelirmiş.
Bu yüzden Rusalka yaşlanmaz.
Ömrü tamamlanmadığı için zamanı durmuştur.
Bazı versiyonlarda Rusalka, ihanete uğrayan, sevildiğini sanıp suda intihar eden bir kadının dönüşmüş hâlidir. Bu anlatılarda Rusalka’nın saçları uzun, bakışı donuktur. Ruh, suya düşen son nefesle bağlanmıştır.
Başka bir anlatımda Rusalka, doğmamış bir ruhu taşır. Kayıtlara göre, eski köylüler, evlilik dışı doğan çocukların ya da istemeden kaybedilmiş bebeklerin ruhlarının da Rusalka’ya dönüşebileceğine inanırdı. Bu versiyonlarda Rusalka’nın sesinin hüzünlü olması bundandır: dünyaya tam gelememiş, varlığı yarıda kalmış bir ruh konuşur.
Rusalka hepimizin bir yanıdır.
Kendi yarasını görebilendir Rusalka.
Ve kaderini tamamlamaya karar vermiştir. Bunun için de su hafızasının açılması gerekir.
Bu dizdiğim bağ tam da bunun için.
Uzuuuunnnn bir ip düşünün inciden mercandan gümüşten oluşan. Nakış nakış işlenmiş.
İKİ UCU BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ.