
ADEM’LE BARIŞAMAYAN HAVVALAR
Adem’le Barışamayan Havvalar Ruhsal Ayrılığın Frekansı Bu alan, birini sevdiği hâlde açamayan… açsa bile güvenemeyen… “ben isterim ama artık inanmıyorum” diyen kadınlar içindir. Her kadın Havva’dır. Ve hayatı boyunca pek çok Adem’le karşılaşır. Ama bu yazıyı okuyan sen! Adem’e küs kalır. Küskünlük fiziksel değil; ruhsal bir ayrılıktır. Çünkü gelen adam sevse bile durmaz. Dursa bile açılmaz. Açılsa bile bağ kurmaz. Bağ kursa bile, kadın içinde hep eksik hisseder. Çünkü bu, bir erkekle ilgili değil; eril enerjinin kendisiyle ilgili bir kırılmadır. Ve size bir haberim var. Kırılan şey güven değil; kadının yaradılışına duyduğu inançtır. Ne yaşar bu kadınlar? Erkekleri iter, ama içten içe çok ister Güvenemez, çünkü “erkek zaten gider” kodu taşır Cinselliği ister ama aynı anda uzaklaşır Eril yaklaşınca sınır koyamaz ya da birden donar Kadınlığını yaşar ama dişilliğini açamaz Bu durum genellikle bilinçli değil, enerji düzeyinde olur. Ve kökünde çoğu zaman: Baba travması Ailede kadınların erkeklere güvensizliği Atalardan gelen “erkek zarar verir” frekansı Tecavüz, terk edilme, aldatılma, yarım bırakılma Ve bazen sadece… "erkek olmasa daha kolay yaşarım" hissiyle geçirilen yıllar Taşların Rolü: Kadının Kendi İçindeki Erille Barışması Bu taş dizilimi: Kök ve kalp çakra arasında kırılmış bağı onarır “Eril alan bana zarar verir” kodunu frekansla temizler Kadının dişilliğini erkekten bağımsız şekilde yeniden merkezler “Adem beni terk etti” duygusunu evrensel kabule dönüştürür Ve erkeğe değil, kadının kendine şu sözü verdirmesi için çalışır: “Ben artık geleni değil, gelenle kurduğum ilişkiyi seçiyorum.” Taş burada "eril gelsin" demez. Ama “sen artık erili taşıyabilirsin” bilgisini frekansla taşır. Bu dizilim kimler içindir? “Bana yaklaşan herkes ya susuyor ya kaçıyor” diyenlere İlişki yaşasa bile içinde yalnız kalanlara Partneri olsa bile cinsel–duygusal kopukluk yaşayanlara Baba sevgisini ya hiç almamış ya da yarım almışlara Erkekten sevgi istemeye utananlara “Ben her şeyi kadın halimle taşırım, erkekte zaten durmaz” diyenlere Bu taşlar, Adem’i geri getirmez. Ama Havva’yı artık beklemeyecek hâle getirir. Çünkü Havva hatırlar: “Adem dışarıdaysa ben içerideyim. Ve ben kendi içime döndüğümde, zaten o da gelecektir.”
Sıkça birlikte alınanlar
ADEM’LE BARIŞAMAYAN HAVVALAR
Adem’le Barışamayan Havvalar Ruhsal Ayrılığın Frekansı Bu alan, birini sevdiği hâlde açamayan… açsa bile güvenemeyen… “ben isterim ama artık inanmıyorum” diyen kadınlar içindir. Her kadın Havva’dır. Ve hayatı boyunca pek çok Adem’le karşılaşır. Ama bu yazıyı okuyan sen! Adem’e küs kalır. Küskünlük fiziksel değil; ruhsal bir ayrılıktır. Çünkü gelen adam sevse bile durmaz. Dursa bile açılmaz. Açılsa bile bağ kurmaz. Bağ kursa bile, kadın içinde hep eksik hisseder. Çünkü bu, bir erkekle ilgili değil; eril enerjinin kendisiyle ilgili bir kırılmadır. Ve size bir haberim var. Kırılan şey güven değil; kadının yaradılışına duyduğu inançtır. Ne yaşar bu kadınlar? Erkekleri iter, ama içten içe çok ister Güvenemez, çünkü “erkek zaten gider” kodu taşır Cinselliği ister ama aynı anda uzaklaşır Eril yaklaşınca sınır koyamaz ya da birden donar Kadınlığını yaşar ama dişilliğini açamaz Bu durum genellikle bilinçli değil, enerji düzeyinde olur. Ve kökünde çoğu zaman: Baba travması Ailede kadınların erkeklere güvensizliği Atalardan gelen “erkek zarar verir” frekansı Tecavüz, terk edilme, aldatılma, yarım bırakılma Ve bazen sadece… "erkek olmasa daha kolay yaşarım" hissiyle geçirilen yıllar Taşların Rolü: Kadının Kendi İçindeki Erille Barışması Bu taş dizilimi: Kök ve kalp çakra arasında kırılmış bağı onarır “Eril alan bana zarar verir” kodunu frekansla temizler Kadının dişilliğini erkekten bağımsız şekilde yeniden merkezler “Adem beni terk etti” duygusunu evrensel kabule dönüştürür Ve erkeğe değil, kadının kendine şu sözü verdirmesi için çalışır: “Ben artık geleni değil, gelenle kurduğum ilişkiyi seçiyorum.” Taş burada "eril gelsin" demez. Ama “sen artık erili taşıyabilirsin” bilgisini frekansla taşır. Bu dizilim kimler içindir? “Bana yaklaşan herkes ya susuyor ya kaçıyor” diyenlere İlişki yaşasa bile içinde yalnız kalanlara Partneri olsa bile cinsel–duygusal kopukluk yaşayanlara Baba sevgisini ya hiç almamış ya da yarım almışlara Erkekten sevgi istemeye utananlara “Ben her şeyi kadın halimle taşırım, erkekte zaten durmaz” diyenlere Bu taşlar, Adem’i geri getirmez. Ama Havva’yı artık beklemeyecek hâle getirir. Çünkü Havva hatırlar: “Adem dışarıdaysa ben içerideyim. Ve ben kendi içime döndüğümde, zaten o da gelecektir.”