
OKB
Zihnin Tekrarladığı Şey, Ruhun Söyleyemedikleridir OKB Nedir? Obsesif Kompulsif Bozukluk; kişiyi rahatsız eden, istenmeden gelen ve durdurulamayan düşüncelerin (obsesyon) ve bu düşünceleri rahatlatmak için yapılan tekrar eden davranışların (kompulsiyon) bir arada görüldüğü yoğun bir zihin döngüsüdür. Mesela çiçeklerim; Kirlenme korkusu – sürekli temizlik Simetri takıntısı – nesneleri düzeltme ihtiyacı Zarar verme düşüncesi – sürekli dua etme, sayı sayma “Kontrol etmezsem kötü bir şey olur” inancı Sürekli onay alma, bir şeyi tekrar tekrar kontrol etme Tıp, OKB’yi serotonin eksikliği, beyin yapılarındaki döngü bozuklukları ve genetik yatkınlıkla açıklar. Ama zihnin bu kadar tekrarlaması,biyolojik olduğu kadar aynı zamanda elbette duygusal bir kitlenin içinden çıkma çabasıdır. OKB’nin Ruhsal Katmanı – Kusursuzlukla Örtülen Kırılganlık Takıntılı zihin, aslında bastırılmış olan bir şeyin dış yüzeyidir. OKB’de sıkça karşılaşılan ruhsal yapılar: Derin bir kontrol ihtiyacı – belirsizlik korkusu “Bir şey eksik kalırsa kötü bir şey olur” inancı Aşırı vicdan yükü – sürekli sorumluluk hissetme Kendi iç dünyasına güvenememe Sürekli kendini denetleme – hata yapma korkusu Travmatik çocukluk: cezalandırıcı ebeveyn, kontrolcü yapı Ve en çok da: Rahatlamaya izin veremeyen bir iç alan OKB, zihnin dışarıya karşı bir düzen kurmaya çalıştığı ama içeride derin bir dağınıklığı sakladığı bir duygusal savunmadır. Düşünceler tekrarlanır çünkü duygular ifade edilmemiştir. Taşların OKB’ye Frekanssal Desteği: Kontrol Yerine Güven, Tekrar Yerine Bırakış OKB’de beden ve zihin yüksek alarm hâlindedir. Taşlar bu alarm hâlinde ne yapar? Frekansla ritim verir: Zihnin döngüsel hareketine karşı sabit bir titreşim alanı oluşturur Sinir sistemini sakinleştirir: Vagus sinirine etki ederek parasempatik sistemi aktive eder “Şimdi ve burada” hâlini bedene getirir – çünkü OKB hep “ya olursa” ile yaşar Dış dünyadan gelen tehdit algısını yavaşça çözer Bireyin enerji alanına topraklanma, merkezlenme ve bırakma niyeti getirir Ama belki de en kıymetlisi: Taş, ritüel yaratır.(Şifalı bir rütüel) Çünkü OKB'de zaten bir ritüel vardır — ama acıdan doğmuştur. Taş bu ritüeli dönüştürür: Bilinçli dokunuşla yapılan şefkatli bir ritüele. Aynı hareket tekrarlandığında bu sefer şu sorulur: “Şimdi gerçekten neye ihtiyacım var?” “Allah sizi zorlukla yüklemez; O size kolaylık ister.” (Bakara Suresi, 185) Zihnin zorladığını, taş hatırlatmaz. Taş, kolaylık alanını açar. Ve orada kişi, ilk defa şöyle der: “Ben her şeyi kontrol etmek zorunda değilim. Çünkü ben zaten yeterliyim.” OKB, zihnin değil ruhun kilitlendiği bir yerdir. Zihin çırpınır. Beden gerilir. Ruh ise görünmeden bekler. Taşlar bu kilidi açmaz. Ama o kilidin başında, sabırla bekler. Ve şunu söyler “Sana güveniyorum. Yavaşça... çözül.”
Sıkça birlikte alınanlar
OKB
Zihnin Tekrarladığı Şey, Ruhun Söyleyemedikleridir OKB Nedir? Obsesif Kompulsif Bozukluk; kişiyi rahatsız eden, istenmeden gelen ve durdurulamayan düşüncelerin (obsesyon) ve bu düşünceleri rahatlatmak için yapılan tekrar eden davranışların (kompulsiyon) bir arada görüldüğü yoğun bir zihin döngüsüdür. Mesela çiçeklerim; Kirlenme korkusu – sürekli temizlik Simetri takıntısı – nesneleri düzeltme ihtiyacı Zarar verme düşüncesi – sürekli dua etme, sayı sayma “Kontrol etmezsem kötü bir şey olur” inancı Sürekli onay alma, bir şeyi tekrar tekrar kontrol etme Tıp, OKB’yi serotonin eksikliği, beyin yapılarındaki döngü bozuklukları ve genetik yatkınlıkla açıklar. Ama zihnin bu kadar tekrarlaması,biyolojik olduğu kadar aynı zamanda elbette duygusal bir kitlenin içinden çıkma çabasıdır. OKB’nin Ruhsal Katmanı – Kusursuzlukla Örtülen Kırılganlık Takıntılı zihin, aslında bastırılmış olan bir şeyin dış yüzeyidir. OKB’de sıkça karşılaşılan ruhsal yapılar: Derin bir kontrol ihtiyacı – belirsizlik korkusu “Bir şey eksik kalırsa kötü bir şey olur” inancı Aşırı vicdan yükü – sürekli sorumluluk hissetme Kendi iç dünyasına güvenememe Sürekli kendini denetleme – hata yapma korkusu Travmatik çocukluk: cezalandırıcı ebeveyn, kontrolcü yapı Ve en çok da: Rahatlamaya izin veremeyen bir iç alan OKB, zihnin dışarıya karşı bir düzen kurmaya çalıştığı ama içeride derin bir dağınıklığı sakladığı bir duygusal savunmadır. Düşünceler tekrarlanır çünkü duygular ifade edilmemiştir. Taşların OKB’ye Frekanssal Desteği: Kontrol Yerine Güven, Tekrar Yerine Bırakış OKB’de beden ve zihin yüksek alarm hâlindedir. Taşlar bu alarm hâlinde ne yapar? Frekansla ritim verir: Zihnin döngüsel hareketine karşı sabit bir titreşim alanı oluşturur Sinir sistemini sakinleştirir: Vagus sinirine etki ederek parasempatik sistemi aktive eder “Şimdi ve burada” hâlini bedene getirir – çünkü OKB hep “ya olursa” ile yaşar Dış dünyadan gelen tehdit algısını yavaşça çözer Bireyin enerji alanına topraklanma, merkezlenme ve bırakma niyeti getirir Ama belki de en kıymetlisi: Taş, ritüel yaratır.(Şifalı bir rütüel) Çünkü OKB'de zaten bir ritüel vardır — ama acıdan doğmuştur. Taş bu ritüeli dönüştürür: Bilinçli dokunuşla yapılan şefkatli bir ritüele. Aynı hareket tekrarlandığında bu sefer şu sorulur: “Şimdi gerçekten neye ihtiyacım var?” “Allah sizi zorlukla yüklemez; O size kolaylık ister.” (Bakara Suresi, 185) Zihnin zorladığını, taş hatırlatmaz. Taş, kolaylık alanını açar. Ve orada kişi, ilk defa şöyle der: “Ben her şeyi kontrol etmek zorunda değilim. Çünkü ben zaten yeterliyim.” OKB, zihnin değil ruhun kilitlendiği bir yerdir. Zihin çırpınır. Beden gerilir. Ruh ise görünmeden bekler. Taşlar bu kilidi açmaz. Ama o kilidin başında, sabırla bekler. Ve şunu söyler “Sana güveniyorum. Yavaşça... çözül.”